Beyinde Biliş Akışı
Beylikdüzü Arge - Beyin Mühendisliği Araştırmaları
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 15:35 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Perşembe, 17 Haziran 2010 12:00
Temel Yaklaşım: Beyinde biliş akışı ile Akışkanlar Mekanigi arasında analoji kurulacaktır.Buna gore beyinde bilgi akışı ile su akışı arasında analoji kurularak Su akışının matematiksel anlamda dinamiginden yararlanarak bilgi akışı klinik Gozlemle uyumlu yorumlanacaktır.Temel Formüller ve gösterimler: Re:Reynolds sayısı V(byte/sn):bilgi akış hızı m:bilginin akıcılıgı(vizkozitesi) r:bilginin yogunlugu d:bilginin işlendigi alanın capı c:direnc katsayısı t:bilginin işlendigi süre R:bilgi akışına karşı olusan direnc H:Rxt:toplam direnc Laminar akışta C:64/Re 2 -1/4 R:CxV/d Türbülanslı akışta C:0.316xRe Akışkanlar Mekanigıne gore: Re:0…..2000 arası akış laminar 1-Reynolds Sayısı ve akışın durumu: Re: Vxdxr /m Re:2000….4000 arası yarı türb. Re:4000 den büyük türbülanslı 1.1:m(vizkozite) acısından incelenirse:
Nörotransmiter Kokteyli
Beylikdüzü Arge - Beyin Mühendisliği Araştırmaları
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 15:34 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Perşembe, 17 Haziran 2010 11:52
Giriş:Genel anlamda hastalıkların merkezi sinir sistemi kontrolünde oldugu varsayılırsa Ve merkezi sinir sisteminde davranışın nörotransmiter-nöropeptıt-hormon aktivasyonlarca saglandıgı kabul edilirse akıl ve beden hastalıklarının temelinde bu aktivasyonların olması Gerekenden farklı oldugu düşünülmelidir..Bu nedenle hangi hastalık hangi aktivasyon kokteyline karşı gelir diye bir soru sorulabilir?Akıl ve beden hastalıklarında genel anlamda tek bir norotransmiter aktivasyon Yerine aktivasyon kokteylinden bahsetmek gerekir.Aktivasyonu bir dalga fonksiyonu olarak İfade edersek bu dalganın bir frekansı ve de bir genligi(şiddeti) vardır.Bu anlamda hastalık İçin frekans ve genlik bazında bir kokteyl tanımı yapılmalıdır.Örnegin farklı depresyon türleri için f1 ferkans spektrumunda degisik serotonıin ve noradrenalin-dopamin genlikleri geçerli olabilir.Veya sizofreni için farklı frekans spektrumunda farklı dopamin-noradrenalin-GABA-serotonin genlikleri sözkonusu olabilir.Kısaca hastalık kokteylleri için farkli nörotransmiter Genlik ve frekans degerleri tanımlanmalıdır.Kuantum mekaniginden yararlanarak PET veya Diger tanımlama teknikleriyle tanımlanmış hastalıklarda ilgili hücrelerde hücre bazında Ölçümler yapılarak(sinapsta) ilgili hastalıkların frekans ve genlik degerleri
Beyinde Evrensel Halografi
Beylikdüzü Arge - Beyin Mühendisliği Araştırmaları
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 15:34 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Perşembe, 17 Haziran 2010 11:48
Parapsikoloji veya mistik literatürde zihin yoluyla seyahatler anlatılır.Kişi,zihin yoluyla çeşitli mekanları ziyarete gider ve dolaşır.Kimi yerde astral seyahat olarak anlatılan bu olay nasıl bir Fenomendir.Yapılan son deneylerde beynin dokunulmaması gereken bir bölgesi,uyarılmış ve bunu yaşayan kişi,bedenini yerde kendini havada hissettiğini ifade etmiştir.Bu olay,astral seyahati ifade eden bu olayın bir bakıma beynin bir fonksiyonu ya da beyin tarafından kontrol Edilen bir fenomen olduğunu göstermektedir.Şizofrenik bozukluklarla paralel giden bu olgulardan biride depersonalizsyon bozukluğudur.Bu bozuklukta,vucudun bir kısmı kişiye yabancı gelir.Bu olayı iki türlü yorumlamak mümkündür.1-Bu bozukluğu ruhun.bedeni tanımlaması bozukluğu olarak ifade edebiliriz.Bazı nöroleptikler,dopamin blokajı sırasında Bu etkiyi ortaya çıkarabilir.Benzer şekilde kişinin kendi ruhunun,ruhunun farkına varması Sırasında da aynı duygu ortaya çıkabilir.Yani ruh kendi farkına varmaya başladığında benzer Duygu ortaya çıkar.Bu durumda birçok mistik,delilik ya da divanelik olarak yorumlamıştır.
Ancak biz bu olguyu yani depersonalizsayonu süper bir bilgisayar olan beyinde belli bir Bölgesinde vücudun, organlarını tanımlama bozukluğu olarak görmek gerektiği düşüncesi
BENLİĞİN DALGALI YAPISI
Beylikdüzü Arge - Kuantum Tasavvuf
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 21:48 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Cuma, 11 Haziran 2010 12:41
BENLİĞİN DALGALI YAPISI
Tasavvuf ilmi insanın insan-ı-kamil e nasıl erişebileceğini ortaya koymaya çalışır.Bu anlamda
İnsanda benlik dalgalı yapıya sahiptir.Nefret-sevgi/sevinç-keder/ gibi duygular benliğe ait dugulardır.Bu duygularda aynı anda iki zıt karakter hakimdir.Beyinde nefs programı bir alt benlik programı olabilir.Bu program gittikçe gelişir ve belli bir dogrultuya erişir.Benliğin nefs yazılımı zıt karakterli yapıları barındırır.Bir insan bir şeyden aktif olarak nefret ederken reaktif olarak sevgi duyar.Yada sevgi duyarken arka planında nefreti saklamaktadır.Bu sinozidal karakter sevgi dalganın üst kısmıyla ifade edilirken,dalganın alt yarısında nefreti temsil ettigi ifade edilebilir.Yada elektrik mühendisligi terimleriyle aktif terim sevgi Reaktif terim nefrettir ve Toplam güç bu ikisinin vektörel toplamıdır.Bu anlamda nefrete ait kaotik esnek bir yazılım/sevgiye ait bir yazılım yani program olabilir.Beyinde bu duygular Nörotransmiter aktivasyon kokteyli ile tanımlanabilir.Yani degişik nörotransmiterlerin belli beyin bölgelerinde degişik şiddette aktivasyonları sözkonusudur.Nörotransmiter aktivasyon şiddeti(dalganın genligi) reseptör duyarlıgı ile doğru/nötroransmiter atımı ile ters orantılı oldugu klinige uygundur.Buna dayanarak ilgili nörotransmiter aktivasyon ilgili beyin bölgesinde reseptör duyarlıgı ve nörotransmiter atımı degiştrilerek degişik duygular bir insanda yaşatılabilir.Konumuza dönersek bu zıt karakterli duygu durumu gözlemcinin tercihi(ruh) ile zaman içinde belli bir platforma oturur ki bu kişinin hayata bakış açısını belirler.Eger bir ahlaki olguda bir insan ağlıyorsa bu onun benliginin ağlamasıdır aynı anda ruhuda bundan ızdırap duyar.Bu bir nevi nefis muhasabesidir.Biz burada ruhu hem gözlemci Hemde karar mercii olarak kabul etmekteyiz. Akıl saglıgı yerinde bir insanda ruhun karar Mercii oldugu kabul edilebilir.Ancak akıl sağlığı kaybolmuş ise ruhun karar mercii oldugu Söylenemez.Ruh bu
BİLGİ İŞLEMDE AKILLI DAVRANIŞIN KURALLARI
Beylikdüzü Arge - Beyin Mühendisliği Araştırmaları
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 15:36 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Cuma, 11 Haziran 2010 12:39
BİLGİ İŞLEMDE AKILLI DAVRANIŞIN KURALLARI
Giriş:Akıllı davranış kurallarına uygun mikro işlemciler ile akıllı davranış saglanabilir. 1-Akıllı davranış mikro dünyada bir davranış biçimidir.Bu anlamda mikro parcacıklar (foton/elektron/nöronal iletişim(nörotransmiter aktivasyonu)) akıllı davranış biçimine sahiptirler.Kısaca ortamda ilerlerken akıllıca davranırlar.
Örnegin fotonun akıllıca davranış kuralları R.Feynman ın Kuantum Elektrodinamigininin Teorisini kurmasına neden olmuştur.(Kuantum Elektrodinamık(KEDİ)-Richard Feynman-NAR yayınları).2-Akıllı davranış için Akışkanlar Mekanigi-Kuantum Mekanigi-Bilgisayar bilimlerinden yaralanılab.2-Akışkanlar Mekanigine göre:1-Sistemdeki bilgi akışı laminar sınırlarda olmalıdır ki saglıklı bilgi üretimi Olsun.Akışın lamimar yada türbülanslı akış olup olmadıgı Reynolds sayısı adı verilen bir boyutsuz sayı ile anlaşılabilir.Reynolds sayısı belli bir degerin altında iken akış Laminar/bu eşik degeri aşarsa önce yarı türbülanslı akış ardından türbülanslı akış Oluşmaya başlar.Türbülanslı akışta akıllıca davranış yoktur. Reynolds sayısı 1-akış hızı-Akışın geçtigi kanalın capı yada alanı-akışın içerigi(yogunlugu) ile dogru bilginin akıcılıgı yani vizkozitesi ile ters orantılıdır.Anılan parametreler
Damarlarda Plakaşma-Akışkanlar Mekaniği Yaklaşımı
Beylikdüzü Arge - Beyin Mühendisliği Araştırmaları
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 15:37 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Cuma, 11 Haziran 2010 12:32
Sıcak su borularında su içindeki kireç konsantrasyonuna ve sıcaklığa bağlı olarak zamanla boru cidarında kireç katmanları oluşmakta ve aynı zamanda suyun aktığı delik çapı gittikçe
Daralmaya başlar.Burada gözlenen en önemli husus,boru çapı daraldıkça,yanı akış hızı arttıkça plakanın kalınlaşmasıda aynı paralelde hızlanır.
Burada plaka kalınlığnın artmasına Neden olan faktörler 1-suyun sıcaklığı 2-suyun içindeki kireç konsantrasyonu 3-Akışın Durumunu belirleyen sayı olan reynolds sayısının gittikçe artmasıdır.
Yukarıdaki yaklaşıma paralel olarak insan vucudunda içinde kan akan tüm damar sisteminde
Aynı problem oluşmaktadır.Yaşa bağlı olarak damarlarda plakalaşma oluşmakta ve damar
Esnekliğini kaybetmekte ve sonunda tıkanarak ilgili organın(kalp krizi) krizi veya dokunun ölümüne yol açmaktadır.
Bilgi:Suyun akış durumların da, akışın durumu hakkında en iyi bilgi veren sayı reynolds sayısı adı verilen bir sayı olup ,reynolds sayısına bağlı olarak akışkanın akış durumları üçe ayrılır.
1-Akışın paralel katmanlar halinde aktığı laminar
Devamını oku: Damarlarda Plakaşma-Akışkanlar Mekaniği Yaklaşımı
NÖRON BÜYÜKLÜĞÜ VE KRİZ
Beylikdüzü Arge - Beyin Mühendisliği Araştırmaları
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 15:39 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Cuma, 11 Haziran 2010 12:25
(EPİLEPSİ)
Biyofizik problemler ile farklı disiplinler arasındaki multidisipliner çalışmalar biyofiziğe istediği bilgi birkimini getirebilir.Bu yazıda içi gaz dolu uçak,roketlerin patladığında oluşan Parçalanma süreci ile içi boşaltılıp H2+O2 gaz karışımı doldurulup patlatılan yumurta aynı benzer patlama sürecini ortaya koyarken ,bu süreç ile epileptik krizlerde nöron büyüklüğü ile kriz arasındaki ilişkiyi irdeleyeceğiz.
İçi patlayıcı gaz ile dolu yumurta kabuğunun parçalanma süreci sonunda parçalanma dağılımı Şöyle olmaktadır.malzemenin büyük bölümü(mesela %80) orta boy,birkaçı küçük, çok azıda İri parçalara bölünmekteydi. Bu sonuçlara göre bir kriz sonrası parçalanan sistemde, büyüklüklerine göre parçalanma sonrası dağılım şöyle olacaktır.
Orta ölçekli hücreler parçalanmada varlıklarını korurken parçalanma sonrası dağılımın büyük kısmını oluşturacaktır.birkaç küçük firma ile çok az büyük hücre varlığını koruyabilmektedir.
Bu nedenle epileptik yada vs krizlerde büyük ölçekli ve küçük ölçekli Hücreler yok olacaktır.
Kriz sonrası varlığını koruyan hücreler
BİLGİSAYARDA BİLGİ AKIŞI
Beylikdüzü Arge - Beyin Mühendisliği Araştırmaları
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 15:50 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Cuma, 11 Haziran 2010 12:19
BİLGİSAYARDA BİLGİ AKIŞI
TEMEL YAKLAŞIM: Bilgisayarda bilgi akışı ile Akışkanlar Mekanigi arasında analoji kurulacaktır.Buna gore işletmede bilgi akışı ile su akışı arasında analoji kurularak Su akışının matematiksel anlamda dinamiginden yararlanarak bilgi akışı Gozlemle uyumlu yorumlanacaktır.
Temel Formüller ve gösterimler: Re:Reynolds sayısı V(byte/sn):bilgi akış hızı m:bilginin akıcılıgı(vizkozitesi)(byte) r:bilgi yogunlugu(byte/kapasite) d:hard disk kapasitesi(byte)xkullanım %si c:direnc katsayısı t:bilginin işlendigi süre R:bilgi akışına karşı olusan direnc H:Rxt:toplam direnc
Laminar akışta C:64/Re
R:CxV/d Türbülanslı akışta C:0.316xRe
Akışkanlar Mekanigıne gore: Vxdxr Re:0…..2000 arası akış laminar1-Reynolds Sayısı ve akışın durumu: Re:------- Re:2000….4000 arası yarı türb. m Re:4000 den büyük türbülanslı
Re sayısının diferansiyeli alınırsa Buna göre dRe/dt=dv/dt=0 olur v=sabit anlamına
DÜŞÜNCE-RUH İLİŞKİSİ
Beylikdüzü Arge - Beyin Mühendisliği Araştırmaları
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 15:52 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Cuma, 11 Haziran 2010 12:17
DÜŞÜNCE-RUH İLİŞKİSİ:
İnsanda Ruh adı verilen,kendini ifade eden bir varlık var ve bu kişinin fiziksel bedeni çürürken varlığını koruyorsa,bu varlık için şuanda elimizde inancın dışında tek fiziksel veri ölüme yakın-kısa süreli ölüm-dirilme deneyimleridir.Kişilerin,bu anlarda deneyimi:Zihinsel olarak varlığın kendi farkında olması(bilinç)-düşünebilme yeteneğinin devam etmesi-“düşünüyorsam o halde varım”bu sözle bağlantılı kişinin kendisinin var olduğunun farkına vardığı bir tür zihinsel-düşünsel bir yaşam içinde olduğu şeklindedir.Öte yandan sufilerin,yoğun düşünce içine girmeleri(tefekkür)-ve diğer teknikler aşkın bilinç deneyimleri bu konuda anılmaya ve kaynak kitaplardan okunmaya değer yazılar olarak değerlendirilebilir.
DÜŞÜNCE FONKSİYONU VE ŞİZOFRENİ-1
Beylikdüzü Arge - Beyin Mühendisliği Araştırmaları
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 15:52 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Cuma, 11 Haziran 2010 12:15
DÜŞÜNCE FONKSİYONU VE ŞİZOFRENİ:
Kullanılan Modeller:1-Temel tanım fonksiyonu 2-Kaotik Model 3-Rezonans Modeli 4-Mukavemet Modeli
Temel Tanım:Düşünce fonksiyonu tıpkı algı gibi ,bilinçaltında oluşan, düşünce algı Fonksiyonun 1. türevi olarak beynin üst katmanlarında(kortekste) ilgili nörotransmiter olan dopamin aktivasyonu sonucu oluşur.Bu anlamda 1-düşünce algı fonksiyonu eğer sabit doğru ise 1.türevi sıfır olacaktır yani bu anlamda bir düşünce oluşmaz. 2-Eğer artan doğru ise 1.türevi de sabit olacağı için oluşan düşüncede sabit olacaktır.(en tehlikeli düşünce algı fonksiyonlarından biri) 3- Eğer ,Sinüzoidal(dalga) fonksiyonu ise 1.türevide faz farkıyla Bir cosinüs dalgası olacaktır. 4-Eğer expotensiyal fonksiyon ise 1.türevide expotensiyal fonksiyon olacaktır(Nükleer Şizofreninin nedenleri).
Düşüncede bozulma; şizofrenik bir bulgu olup,aşırı dopamin aktivasyonu sonucu oluşabilir.Psikiyatrik tedavide; nöroleptik tipi ilaçlarla beyinde kısmen yada tamamen DA jik blokaj yapılır. Ve septomlar kontrol altına alınmaya çalışılır. Kişide ;sırf düşünceye dayalı entelektüel yaşam,Duygu-düşünce-davranış dengesini bozar ve düşünceyi;duygu-davranış üzerine
YARATICI DÜŞÜNCE-1
Beylikdüzü Arge - Beyin Mühendisliği Araştırmaları
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 15:53 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Cuma, 11 Haziran 2010 12:03
YARATICI DÜŞÜNCE:
Yaratıcı düşünce,bugünkü uygarlığın gelişiminde en önemli araçlardan biri olmuştur ve de olacaktır.Bu bugüne değin random(rastgele) kullanılan bu araç, aracın uyduğu kanun ve kuralların saptanması,uygun araçlarla kontrollü bir şekilde kullanılması ile, Ar-ge Ünite çalışanlarının kullanacağı en önemli araç olacaktır.
Bunun sonucu uygarlığımız çok önemli bir sıçramalar gerçekleşebilir.Beynin bu fonksiyonunu,mistik ya da felsefi boyutta incelemekle uygarlığımızı geliştiremeyiz.Zira bu olguyu bu şekilde ele almak hem sağlıklı değil,hemde olgunun yapısı hakkında bir yaklaşım yapmamızı mümkün kılmaz.Benzer şekilde, parapsikolojinin konusu olan birçok fenomen, bilimsel olarak incelenemediği için,psikiyatristler, bu gibi vakaları hallüsinasyon kavramı(bohçası) içine sokmaktadırlar.Oysa bu ve buna benzer konular için en iyi bilimsel çözüm,herhalde multidisipliner yaklaşımlar olacaktır. Yaratıcı düşüncenin yakalanmasında uyulacak kurallar şunlardır:
1-Yaratıcı düşünce için,gerekli temel şartlardan biri kişinin IQ nun belli bir değer aralığında ve yüksek olması gerekir. Bunun için: Bebeklik döneminde beyinde nöronal
Vucutta Enerji Akışı ve Dengesi
Beylikdüzü Arge - Beyin Mühendisliği Araştırmaları
Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Haziran 2010 15:54 Beylikdüzü Arge tarafından yazıldı. Cuma, 11 Haziran 2010 11:55
TEMEL YAKLAŞIM:
Vucutta Enerji akışı ile Akışkanlar Mekanigi arasında analoji kurulacaktır.Buna gore analoji kurularakSu akışının matematiksel anlamda dinamiginden yararlanarak vucutta enerji akışıGozlemle uyumlu yorumlanacaktır.
Temel Formüller ve gösterimler: Re:Reynolds sayısı V(byte/sn): enerji akış hızı
m:enerjinin akıcılıgı(vizkozitesi r:enerjinin yogunlugu d:enerjinin iletildiği sinir lifinin çapı c:direnc katsayısı t:enerjinin işlendigi süre R:enerji akışına karşı olusan direnc
H:Rxt:toplam direnc
Laminar akışta C:64/Re
R:CxV/d Türbülanslı akışta C:0.316xRe
Akışkanlar Mekanigıne gore: Vxdxr Re:0…..2000 arası akış laminar
1-Reynolds Sayısı ve akışın durumu: Re:------- Re:2000….4000 arası yarı türb.
m Re:4000 den büyük türbülans
Diğer Makaleler...
Sayfa 1 / 8













